Haber Merkezi
Tüm Haberler
Haber Katagori
Kadın - Erkek Yaşam
Türk kadını cinsel hayatında mutlu değil | Türk kadını cinsel hayatında mutlu değil |
|
|
|
Uzmanlar, partnerlerine karşı sevgi ve saygısı olmayan çiftlerin sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamlarının olamayacağını vurguluyor. Türk kadının cinsel açıdan mutlu olmadığını belirten uzmanlar, mutluluk veren bir cinsel yaşamın eşleri daha huzurlu, mutlu ve çevrelerine karşı sevecen hale getirdiğini ifade ediyor.
Mutlu bir cinsel hayatın eşleri birbirlerine bağladığını, yakınlaştırdığını ve bütünleştirdiğini söyleyen Cinsel Tıp Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe, partnerlerine karşı sevgi ve saygısı olmayan çiftlerin sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamlarının olmasının beklenemeyeceğini kaydetti. Cinsel sağlık ve cinsel eğitimin, insan hayatı boyunca öğrenilmesi ve önemsenmesi gereken önemli bir süreç olduğunu dile getiren Keçe, "Türk kadınlarının cinsel olarak mutlu olduklarını söylemek güç. Çünkü toplumumuzda kadın bir cinsel varlık olarak değil, sadece erkeğin ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü, duyguları olmayan ve seksten zevk alması çok da gerekmeyen bir varlık olarak görülür. Yine yetiştiriliş tarzı da bu durumu körükler. Yetişme çağında erkekler cinsel teşebbüslerde bulunmaları için toplum tarafından teşvik edilirken, kızların cinsellikle ilgili konuşmaları ayıp ve yasaktır. Her zaman kendilerini korumak, hareketlerine dikkat etmek ve evlenene kadar saflıklarını ve masumiyetlerini korumak zorundadırlar" dedi. Kadın Önce Kendini Keşfetmeli Cinsel beraberlikte kadının ne istediğini, nelerden zevk aldığını söyleyemediğini aktaran Keçe, "Bu şekilde yetiştirilen ve her zaman bu tarz öğütler alan kimselerin de cinsellikten zevk almalarını beklemek hayal olur. Ancak, cinselliği yaşamak ve zevk almak kadının en doğal hakkıdır. Bu nedenle kadınlar önce kendilerini keşfetmeli, nelerden zevk aldıklarını araştırmalı ve cinsellikle ilgili doğru bilgiler içeren yayınları okumalıdırlar. Bunları her zaman eşleriyle paylaşmalıdırlar" diye konuştu. Cinsel Eğitim Önemli Cinsel eğitimin önce aile içinde başladığını, daha sonra okullarda öğretmen, akran grupları, doktorlar, bu alanda çalışan diğer sağlık elemanları ve medya aracılığıyla devam ettiğini belirten Keçe, toplumun genel cinsel sağlığı korumak, çocuklar ve ergenlerin erişkin yaşama sağlıklı bir geçiş yapabilmelerini kolaylaştırmak için eğitimin her geçen gün daha da önem kazandığını söyledi. Ders Programlarında Yer Almalı Cinsel eğitimin kademeli olarak anaokulundan itibaren biyolojik değişiklikler ortaya çıkmadan verilmeye başlanmasını önerdiklerini bildiren Keçe, ayrıca öğrencilere yönelik okul sağlık hizmetlerinin, öğretmenler ve okul sağlığı hemşireleriyle rehberlik ve danışmanlık hizmetleri çerçevesinde cinsel sağlığı daha çok kapsayacak şekilde artırılması gerektiğini vurguladı. Cem Keçe, Danimarka, Hollanda, Portekiz ve İsveç gibi Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu şekliyle okul ders programlarında cinsel eğitime yer verilmesini tavsiye ettiklerini sözlerine ekledi. |