Kayıp Parola? Kayıt Ol
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Herald Turk

Saturday
Sep 06th
Ana Sayfa arrow Haber Merkezi arrow Tüm Haberler arrow Haber Katagori arrow Haberler arrow Çin, 'Nehir Ana'sını kurtarabilecek mi?
Çin, 'Nehir Ana'sını kurtarabilecek mi? Yazdır E-posta

Buralara aylardır bir damla yağmur düşmedi. Ve görüp görebileceğiniz tek bulut da çölü kamçılayan kum fırtınalarından geliyor.

Image

Ama Sarı Nehir, Orta Çin'in kuzeyindeki kıraç topraklarda kıvrıla büküle ilerlerken, ufukta titrek bir ışıkla çarpıcı bir manzara parıldıyor: zümrüt yeşili çeltik tarlaları, sarı ayçiçekleri, çizgi çizgi uzanan mısır ve buğday tarlaları amansız gökyüzünün altında göz alıyor.

Bu bir serap değil. Ningxia'nın kuzeyinde, Sarı Nehir'in Tibet Platosu'ndan Bo Hai Körfezi'ne uzanan 5 bin 460 kilometrelik yolculuğunun ortalarında yer alan bu engin vaha, 2 bin yılı aşkın süredir -Qin İmparatoru, Çin Seddi'nde nöbet tutan askerler için kanallar inşa edip ekin yetiştirsinler diye buraya bir ordu köylü sevk ettiğinden beri- varlığını sürdürüyor.

Shen Xuexiang da bu geleneği günümüzde sürdürmeye çalışıyor. Buraya otuz yıl önce, sanki hiç bitmeyecekmiş gibi görünen suyun çekiciliğine kapılarak gelen 55 yaşındaki çiftçi, Çin Seddi'nin kalıntılarıyla Sarı Nehir'in çökel yüklü suları arasındaki mısır tarlalarını ekip biçiyor. Shen, bir sulama kanalının kıyısında durmuş, yeşil manzarayı süzerken, akarsuyun gücüne olan hayranlığını dile getiriyor: "Hep buranın gökler altındaki en güzel yer olduğunu düşünmüşümdür".

Ama bu yeryüzü cenneti hızla yok oluyor. Gün geçtikçe çoğalan -ve tümü Çin'de yaşanan büyük ekonomik patlamanın ürünü olan- fabrikalar, çiftlikler, kentler, Sarı Nehir'i kurutuyor. Geriye kalan az miktarda su ise giderek zehirleniyor. Shen, kanalın kıyısından, bir diğer gerçeküstü renk cümbüşüne işaret ediyor: Nehir, bir kanalizasyon borusundan fışkıran kan kırmızı kimyasal atıklarla parlak mor bir renge bürünmüş. Shen, "Sarı Nehir'e boşalan bu kanalda eskiden balık ve kaplumbağalardan geçilmezdi" diye anlatıyor. Şimdi ise sulamada kullanmak için bile çok zehirli; Shen'in keçilerinden ikisi, kanaldan su içtikten birkaç saat sonra ölmüş.

Bu ölümcül kirlilik, Shen'in tarlalarının hemen yukarısında bulunan ve günümüzde dünyanın kirlilik oranı en yüksek kentlerinden biri olarak kabul edilen Shizuishan'daki kimya ve ilaç fabrikalarından geliyor. Kır saçları asker tıraşlı, dinç bir adam olan Shen, denetimsiz boşaltımı durdurmak için çevre bürosuna dilekçe üstüne dilekçe göndermiş. Uygulamadan sorumlu yerel yetkili ise, Shen'in arazisine "yaşamaya elverişsiz" damgası vurarak yanıt vermiş.

Yapılacak başka hiçbir şey olmadığını söyleyen yetkili, hemen ardından iş değiştirip, aslında denetlemesi gereken sanayi alanının reklamını yapma işine başlamış. Shen öfkeden titreyerek "Yavaş yavaş kendimizi zehirliyoruz," diyor. "Yaşam kaynağı bir nehrin bu hale gelmesine nasıl izin verirler?"

Bir ülkenin ruhunu Sarı Nehir -ya da Çin'de bilindiği adıyla Huang- kadar derinden yakalayan fazla akarsu yoktur. Mısır için Nil neyse, Çin için de Sarı Nehir o: uygarlığın beşiği, sonsuz ihtişamın bir simgesi, doğanın hem korkulan, hem de saygı duyulan gücü...

Tibet'in yükseltilerinden, yaklaşık 4 bin 300 metrelerdeki gizemli kaynağından yola koyulan nehir, kuzeydeki ovalar boyunca akıp geliyor. Bu topraklar, Çin'in ilk sakinlerinin toprağı sürüp sulamayı, porselen ve barut yapmayı, hanedanlar kurup yıkmayı öğrendiği yerler.

Ama günümüzde, Çinlilerin "Nehir Ana" dedikleri bu akarsu ölüyor. Kirlilikle lekelenmiş, lağım suyuyla zehirlenmiş, barajlarla doldurulmuş nehir, ağzında iyice daralıyor ve cansız damlalara dönüşüyor. 1990'lı yıllarda nehrin denize ulaşamadığı pek çok gün olmuş.
Bu efsanevi akarsuyun ölümü, yaşam verdiği 150 milyonu aşkın insandan da ötesini etkileyecek bir trajedi. Sarı Nehir'in içinde bulunduğu kötü durum, Çin'de yaşanan ekonomik mucizenin karanlık yüzüne -hiçbir ülkenin onsuz yaşayamayacağı tek kaynak olan suyun kıtlığına yol açan çevre krizine- ışık tutuyor.
 

Kaynak: Netional G  

Yazı: Brook Larmer 

Fotoğraflar: Greg Girard

 

Bir önceki yazı dizisi
 
< Önceki   Sonraki >