Haber Merkezi
Hırvatistan dönüşü Ankara'da ilk kritik mesaj | Hırvatistan dönüşü Ankara'da ilk kritik mesaj |
|
|
|
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, resmi ziyarette bulunduğu Hırvatistan'dan Ankara'ya geldi. Gül ve beraberindekileri taşıyan özel uçak 'ANA" saat 20.25'de Esenboğa Havalimanı'na indi.
Cumhurbaşkanı Gül'ün, Esenboğa Havalimanı'nda, TBMM Başkanvekili Eyyüp Cenap Gülpınar, Ankara Valisi Kemal Önal, Merkez Komutanı Tuğgeneral Naci Özdemir ve diğer ilgililer karşıladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin kritik bir dönemden geçtiğini belirterek, ülke enerjisinin böyle bir dönemde kıran kırana iç çekişmelerle harcanmaması gerektiğini söyledi. Gül, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Hırvatistan'ın Dubrovnik kentinde gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin, TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın TBMM Başkanvekilleri ve Meclis'teki siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle yaptığı toplantıyı hatırlatarak, "siyasetteki gelişmeleri nasıl değerlendirdiğinin" sorulması üzerine, şunları söyledi: "Türkiye, enerjisini kıran kırana iç çekişmelerle harcamamalı. Hele hele böyle bir dönemde bunu hiç yapmamalı. Küreselleşmiş dünyadaki gelişmeleri herkes görüyor. Türkiye'nin risk primini yükseltmenin Türkiye'ye maliyetinin ne olduğunu herkesin görmesi gerekir. Kritik bir dönemden geçiyoruz. Üstüne üstlük, Türkiye terörle de mücadele ediyor. Türkiye'nin tüm kurumlarının güçlü olması gerek. Tersi olursa geçmişte nasıl ödediysek yine maliyetini öderiz. Demokratik hukukun herkesin saygı duyacağı ilkeleri var. Demokratik ülkelerde nasıl oluyorsa öyle olmalı. TBMM, halk iradesinin en üst düzeyde temsil edildiği yerdir. Oradaki siyasi partilerin bir araya gelip konuşması da önemlidir." Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin, TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın TBMM Başkanvekilleri ve Meclis'teki siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle yaptığı toplantıyı hatırlatarak, "siyasetteki gelişmeleri nasıl değerlendirdiğinin" sorulması üzerine, "Türkiye, enerjisini kıran kırana iç çekişmelerle harcamamalı. Hele hele böyle bir dönemde bunu hiç yapmamalı" dedi. Küreselleşen dünyadaki ekonomik gelişmeleri herkesin gördüğünü anlatan Gül, petrol, gıda ve metal fiyatlarındaki artışa, faizlerin yükselmesine kimsenin "bana ne" diye yaklaşamayacağını ifade etti. "Ben, Türkiye böyle siyasi bir çalkantıya girdiği gün Senegal'den gelirken, 'Bütün bunların Türkiye'ye maliyetini herkesin iyi hesaplaması gerekir' dedim. 'Her olayın neticesinin Türkiye'ye maliyeti ne olur, bunu herkesin, hepimizin çok iyi görmesi gerekir' dedim. Şimdi kritik bir dönemden geçiyoruz. Türkiye'de farklılıklar, ayrılıklar tabii ki olacaktır ama bunları görüşerek, diyalogla normal demokratik ülkelerde nasıl oluyorsa bu şekilde halletmeye ihtiyaç var. Üstüne üstlük, Türkiye bir de terörle mücadele eden bir ülke. Çevresinde çok önemli siyasi olaylar olan bir ülke. Türkiye'nin geleceğini belirleyici olayların cereyan ettiği bir ülke. Böyle bir dönemden geçerken, Türkiye'nin tüm kurumlarının, herkesin en güçlü olması gerek. Tersi olursa maliyetini de hep beraber öderiz, geçmişte nasıl ödediysek. Demokrasinin evrensel ilkeleri var, hukukun üstünlüğü var herkesin saygı duyacağı. Bugünkü dünyada her şey şeffaf. Sadece Türkiye'nin içinde değil dünyada her şey şeffaf. Herkes herkesi görüyor. O yüzden her şey bize saygı duyulmasını gösterecek şekilde gelişmeli. Herkes birbiriyle konuşabilmeli. Farklı ne düşünüyorsa bunları tartışabilmeli. Neticede demokratik ülkelerde bu işler nasıl oluyorsa öyle hallolmalı." Cumhurbaşkanı Gül, Anayasa'nın gayet açık olduğunu ifade ederek, meselelerin, Anayasa'nın rehberliğinde, demokrasinin evrensel ilkelerinde ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde halledilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin, "AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davanın seyri açısından tartışmaların yargının üzerinde yoğunlaştığı" ifade ederek, "Bunu tehlikeli buluyor musunuz" sorusuna, "Ayrıntıya girmek istemem. O zaman herkes farklı istikametlere çekebiliyor" karşılığını verdi. Yeni fırsatların kaçırılmaması gerektiğini belirten Gül, T ürkiye'nin bölgesinde güvenilir bir ada olabileceğini, gıpta ile gösterilebileceğini söyledi. "AK Parti hakkındaki kapatma davasının AB ile müzakereleri nasıl etkileyeceğine" ilişkin soru üzerine, Gül, "Bunları ben konuşmayayım. Siz tahmin edin. Ne görüyorsunuz, ne düşünüyorsunuz? İnsanlarla konuştuğunuzda intibalarınız ne? Bunları siz anlatabilirsiniz, siz konuşabilirsiniz. Beni bu işlere sokarak, 'Cumhurbaşkanı şöyle söylüyor, böyle söylüyor' diye hiç kimse manşet çıkartma peşinde olmasın" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin, Anayasa Mahkemesi'nin, üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakılmasına ilişkin Anayasa değişikliğini iptal kararı ve ardından yaşanan tartışmalarla ilgili bir soruyu yanıtlarken, "öncelikle Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesinin görülmesi gerektiğini" söyledi. Gül, "Anayasa'da, Anayasa nasıl değiştirilir bunun kuralları, usulleri yazılı. Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesini beklemek gerekir. Gerekçeyi görünce nasıl bir neticeye vardıkları hakkında ancak kanaat elde edilebilecek" dedi. AB Dönem Başkanlığı'nı Fransa'nın devralacağının hatırlatılması ve bu konudaki beklentilerinin sorulması üzerine, Gül, Fransa'nın, dönem başkanlığında daha sorumlu davranacağını tahmin ettiğini söyledi. Fransa'da Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili farklı görüşler olduğuna dikkati çeken Gül, "Sorumluluk alınca daha objektif olunur" dedi. Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin Fransa'daki tartışmalara takılmaması, kendi işini yapması gerektiğini ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün böyle olur, yarın öyle olur. Oraya hiç bakmayalım biz. Bakacağımız şey şu: Avrupa halklarını hazırlamak için Türkiye'nin imajını, zenginliklerini, Türkiye'nin Avrupa'ya neler katacağını anlatmakla meşgul olalım. Diğerlerinin cevaplarını diplomatlar, hükümet üyeleri veriyor. Bizim yapacağımız, kendi işimizi yapmak. Bunu da hem kendi halkımızın çıkarına ama aynı zamanda da müktesebatın gereği olduğu için yapacağız. Şimdiye kadar bu yolda yaptığımız hangi şey kötü? Ama daha çok şey yapmamız lazım. Yaptıkça da Türkiye güçleniyor, kuvvetleniyor. Zayıflamıyor. O yüzden biz mesafe alalım. İleride daha kötü yıllar gelebilir. Bunu açık söylüyorum. Zaten Türkiye bu fırsatı son anda yakaladı. Müzakerelere en zor şartlar altında başlandı, en zor şartlar altında yürütülüyor. Avrupa'nın kendi içinde ekonomik, sosyal bir çok problemleri var. İleride durum daha farklı olabilir. Bu günlerin değerini bilip hepimizin yoğun bir çalışma içerisinde olması gerekir. Siyasetçilerin, hükümetin, kurumların, herkesin üstüne düşenler var. Bütün kurumlar tarama sürecine katıldı. Sadece bakanlıklar değil, bağımsız kurumlar, yargı, silahlı kuvvetlerimiz, üniversitelerimiz sürece katıldı. Dolayısıyla hepsinin yapması gerekenler var. Topyekün Türkiye'nin standartlarını yükseltmesi gerekiyor. Bununla meşgul olmamız gerekiyor. Umarım ki, 2008, enerjimizi iç meselelerle kaybettiğimiz bir yıl olmaz. Tekrar hızlı bir şekilde toparlanıp bunlara yöneldiğimiz yıl olur." Cumhurbaşkanı Gül, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, soruları yanıtlamadan önce Hırvatistan ziyaretine ilişkin açıklamalarda bulundu. Gül, iki ülkenin tarihten gelen bir beraberliği olduğunu ancak Hırvatistan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından ilişkilerin daha da geliştiğini vurguladı. Hırvatistan'ı tanıyan ilk ülkelerden birinin Türkiye olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin o dönemdeki yöneticilerinin en zor durumlarında Hırvat halkına el uzattığını söyledi. Türkiye'nin, Hırvatistan'ın NATO ve AB üyeliğini desteklediğini de hatırlatan Gül, "Hırvatistan daima ilgi gösterdiğimiz bir ülke oldu" diye konuştu. Hırvatistan'ın küçük bir ülke olması dolayısıyla AB ile müzakere sürecinin daha kolay yönetildiğini ifade eden Gül, bu ülkedeki bütün siyasi partilerin AB ile müzakere sürecinde bütünleştiğini dile getirdi. İki ülkenin Bosna Hersek'in geleceğinin şekillenmesinde yakın bir çalışma sergilediklerini dile getiren Gül, Hırvatistan'ı Balkanlar'ın istikrar ve huzuru için önemli devlet olarak gördüklerini belirtti. Hırvatistan'ın 6 bin 200 kilometrelik sahil şeridine sahip olduğunu ve turizm konusunda büyük potansiyeli bulunduğunu kaydeden Gül, Hırvatistan'ı ekonomik açıdan da yatırım yapılacak bir ülke olarak değerlendirdi. Hırvatistan'ın eski Yugoslavya'nın bir parçası olarak muhafazakar, içe dö nük bir ülke olduğunu söyleyen Gül, "Bu insanlara da sirayet ediyor. Nasıl biz Türkiye'de zorluklarla karşılaşınca 'Mentalite değişmesi gerekir, bir gecede her şey hallolmaz' diyoruz... Burada da aynı şekilde. Mentalite değişikliğine ihtiyaç var. Ekonominin serbestleşmesi açısından söylüyorum. O açıdan biraz tutucular herhalde. Bundan dolayı çok fazla karşılıklı iş yapılamadığını gördük" dedi. Hırvatistan'da Türkiye'ye çok özel bir dostluk, sempati ve yakın alaka gösterildiğini belirten Gül, karşılıklı ilişkilerin gelişmesi için de çaba harcandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin Balkanlar'daki bütün ülkelerle olduğu gibi Hırvatistan ile de ilişkilerinin çok yakın şekilde devam edeceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Gül, Hırvatistan'ın tarihi ve turistik kenti Dubrovnik'in tarih boyunca Venedik ile rakip olduğunu kaydederek, Venediklilerin saldırısından korunmak için Dubrovnik'in Osmanlı İmparatorluğu ile işbirliğine gittiğini anlattı. İşgal ve savaş görmeyen bir kent olan Dubrovnik'te Osmanlı İmparatorluğu'na ait çok sayıda belge bulunduğuna dikkati çeken Gül, bu belgelerin çok iyi korunduğunu, yapılan işbirliği anlaşmasıyla da belgelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. Bu arada, Cumhurbaşkanı Gül ile Hırvatistan'a gelen Devlet Arşivleri Genel Müdürü Yusuf Sarınay, Dubrovnik'teki tarih arşiv müdürlüğünü n temsilcisine Osmanlı hoşgörüsünü yansıtan fermanlardan oluşan "Gökkubbe Altında Birlikte Yaşamak" kitabını hediye etti. Cumhurbaşkanı Gül, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Avrupa Futbol Şampiyonası'na da değindi. Bir gazetecinin, Beşiktaş'a yeni sezonda Hırvat futbolcuların transfer edildiğini ve Avrupa Futbol Şampiyonası'nda Türkiye ile Hırvatistan'ın yer aldığını hatırlatarak, "Türkiye ile Hırvatistan final oynar mı?" sorusu üzerine, Gül, "Oraya çıkalım da... Önemli olan o. Önemli olan finali oynayacak duruma gelmek. Beşiktaş'tan önce şimdi milli takımla ilgileniyoruz. Dünkü galibiyet hepimizi çok sevindirdi. Bundan sonraki maçta da umarım iyi bir başarı gösterirler" dedi. Türkiye ile Hırvatistan arasındaki dostluğun sporda da kendisini gösterdiğini anlatan Gül, Hırvatistan'ın spor alanında çok başarılı olduğunu belirtti. Gül, "Türkiye'ye de çok başarılı Hırvat sporcular geldi. Umarım Beşiktaş'a gelen Hırvat sporcular da çok başarılı olur bu sene. Ne de olsa Beşiktaşlılar şampiyonluğu çok özledi. Biraz gecikti..." diye konuştu. |