Kayıp Parola? Kayıt Ol
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Herald Turk

Wednesday
Jan 07th
Ana Sayfa arrow Haber Merkezi arrow Tüm Haberler arrow Haber Katagori arrow Ekonomi arrow Özürlünün SSK primini hazine karşılayacak
Özürlünün SSK primini hazine karşılayacak Yazdır E-posta
Gaziantep ve Batman'da çeşitli ziyaretlerde bulunan Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, ziyaretinin sonunda gazetecilere çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Image

Merkez Bankası'nı İstanbul'a taşıyacaklarının altını çizen Bakan Şimşek, ''Peki bu konuda bir yasa değişikliği gerekiyor mu?'' şeklindeki soruya karşılık, ''Gerekirse bir yasa değişikliği de yapılır'' yanıtını verdi. Bakan Şimşek, İstanbul'u bir finans merkezi yapmak istediklerini belirterek, ''Bütün ticari bankalar orada. Finans merkezi orada. Kamu bankaları da zamanla oraya taşınacak. Dolayısıyla Merkez Bankası'nın orada olması makul yaklaşım'' dedi.

''ÖZÜRLÜNÜN SSK PRİMİNİ HAZİNE KARŞILAYACAK''

İstihdamı artırmak için bazı idari düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını vurgulayan Bakan Şimşek, iş gücünü nitelikli hale getirmek için İş Kur'a kaynak ayıracaklarını ifade etti. Şimşek, bu konuda şunları söyledi: ''Bu bir aktif iş gücü politikasıdır. İstihdam üzerinde idari ve mali yükler var. İdari yükleri önümüzdeki yıl kaldıracağız, sene başında. Yani 50 kişi çalıştıran bir firma sağlık hizmetine ihtiyacı varsa satın alır. Doktor istihdam etmek zorunda değil. Ama özürlü istihdam etmek zorundadır. Bununda primini biz ödeyeceğiz.''  

''MİLLİ GELİR CİDDİ OLARAK REVİZE EDİLEBİLİR''

Türkiye'de milli gelirin gittikçe artış gösterdiğini vurgulayan Şimşek, milli gelirin, ciddi bir şekilde yukarı doğru revize edilebileceğini kaydetti. Milli gelir hesabının eski bir sisteme sahip olduğunun da altını çizen Şimşek, sözlerine şöyle devam etti: ''1968 BM ulusal hesap sistemi ile 1987 girdi-çıktı tablosuyla şu anki milli geliri hesaplıyoruz. Bu hesaplama metodunu bir çok ülke terk etti.

Benim bildiğim kullanan bir başka ülke de yok. Bulgaristan, Romanya, Güney Afrika bütün ülkeler milli gelirlerini revize ettiler, hatta birkaç kez. Şimdi biz diyoruz ki AB muhasebe sistemine geçeceğiz, bu ISA 95. Girdi-çıktı tablosunu yenileceğiz. Baz yılını yenileyeceğiz.

Bu çalışmalar AB, OECD, Dünya Bankası ve IMF ile çok yoğun bir şekilde yapılıyor. Yani sağlıklı olması kredibil açıdan, dolayısıyla yukarı doğru ciddi bir revize olursa ki bu olabilir. Mesela biz en son 1959 sistemini bırakmışız, 1968 sistemine geçmişiz o zaman yüzde 39'luk bir yukarı doğru revize olmuş. Şimdi burada ne kadar olur hiçbir fikrim yok.

Ama önemli ölçüde bir yukarı doğru revize olursa bu ne anlama gelir. Borcun milli gelire oranını aşağı çeker. Bunlar önemli şeyler. Türkiye'nin ekonomik büyüklüğü farklı olur. Dolayısıyla bu durum Türkiye'nin kredi notunun yükseltilmesine katkıda bulunur. Çünkü bu kredi veren uluslararası kuruluşlar diyorlar ki ''Sizin gruptaki ülkelerle brüt borcunuzun milli gelire oranı yüksek'', bu oran şu an yüzde 57'dir, eğer milli gelir yukarı doğru revize olursa Türkiye'nin görünümünü rasyolarını iyileştirebilirler.''

''PARA CAZİP ÜLKELERE AKAR''

Gerek dış ticaretteki rekabette, gerekse para politikasında kurun etkili olduğunu ancak tek başına etkili bir etken olmadığını belirten Bakan Şimşek, ''Kur tek başına rekabette etken değildir, evet rekabete etkileyen faktörlerden bir tanesidir. Elbette bazı sektörler kurdan önemli ölçüde etkileniyor. Bunun farkındayız. Bazı sektörlerde de tam aksine ya nötr durumdalar ya da yararlanıyorlardır'' diye konuştu.

Şimşek, rekabette verimliliğin çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: ''Biz üç değişkenden ikisini kontrol ediyor, kuru da kontrol etmiyoruz. Kuru etkileyen etkenler belli, eğer memleket cazipse o memlekete para akar o memleketin parasına talep artar bu bir, ikincisi de faiz farkları da önemlidir. Onu da kabul ediyorum. Ben etkilemiyor demiyorum, ancak Türkiye'nin çıkışı kur ile rekabet kazanmada değil. Ben kur değerlensin şirketler zorlansın demiyorum. Türkiye daha önce önemli devalüasyonlar geçirdi. Önemli zıplamalar da yaptı ama kalıcı şekilde altyapıyı hazırlamak lazım. Beşeri sermaye yatırıma ve fiziki altyapıya yatırım yapmak lazım.''

AA